Pazartesi, Eylül 28, 2026
No menu items!
Ana SayfaKÖŞE YAZISISanat Olmadan Bir Toplum Yaşayamaz: Tatvan’ın Sessiz Sahnesi

Sanat Olmadan Bir Toplum Yaşayamaz: Tatvan’ın Sessiz Sahnesi

Arkadaşlar, ben Azad Nurullah Özdemir. Bugün sizlere içimi acıtan bir hikayeyi, verdiğim bir mücadeleyi anlatacağım.

Tam 9 aydır büyük bir projenin peşinden koşuyorum. Bu amaçla haberler yaptım, konservatuvarın kapısını çaldım, belediyeye gittim; gitmediğim, durumumu anlatmadığım yer kalmadı. Ne yazık ki tek bir adım bile atamadım, hiçbir destek göremedim. Üzülerek söylüyorum ki, bugün Tatvan’da sanata ve kültüre hak ettiği değer verilmiyor. İnsanların tek amacı maalesef günübirlik yaşamak, gezip tozmak haline gelmiş. Geleceğe, ruha ve kültüre dair başka bir düşünce üretilmiyor.

Bir kente, bir topluma biraz sanat saygısı aşılanması gerekir. Bakın, Tatvan Kültür Merkezi hâlâ kapalı! En acısı da ne biliyor musunuz? Tatvan halkı bu kapalılığı merak bile etmiyor, sorgulamıyor. Eğer o kültür merkezinin yerinde bir hastane olsaydı ve kapalı kalsaydı, Tatvan halkı çoktan ayağa kalkmıştı. Yanlış anlaşılmasın; sağlık elbette her şeyden önemli, buna hiçbir sözüm yok. Ancak bir halkın, ruhunu besleyen sanata da aynı saygıyı duyması gerekir.

Ben kendi adıma bir sanat eseri izlediğimde ya da dinlediğimde ruhumun beslendiğini hissediyorum, çok mutlu oluyorum. Bu yüzden asla pes etmeyeceğim! Bugüne kadar sayısız tiyatro oyunu kaleme aldım; gelin görün ki, bu oyunları sahneye koyabilecek, halkla buluşturacak tek bir sahne bile yok. Yemin ederim, yazdığım tiyatro oyunlarını halkın beğenisine sunamadığım, onlarla paylaşamadığım için her gün içim sıkılıyor. Tiyatro yazarken, insanlara bir şeyler öğretirken hissettiğim o mutluluk, oyunlarım sahnesiz kaldığında derin bir hüzne dönüşüyor.

Değerli şair ve söz yazarı Ahmet Selçuk İlkan bir röportajında şöyle diyordu:

“Ben bir hafta bir şey yazmasam canım sıkılır.”

Gerçekten de öyle… Ben üretmek zorundayım. Bu bir tiyatro oyunu olabilir, bir sinema senaryosu olabilir ya da bir şiir kitabı olabilir; durmadan yazıyorum. Ama bilinmelidir ki, bu insanlar sanatsız yaşayamaz. Hele ki Tatvan gibi bir yerde, kültür merkezinin bu kadar uzun süre halka kapalı kalması, kentin uzun süredir tiyatrodan mahrum bırakılması kabul edilemez…

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Eklenen Yorumlar