Cuma, Ekim 2, 2026
No menu items!

TEFECİLİK

TEFECİLİK Toplumumuzda, insanlara insani değerler yerine sahip oldukları servete ve sergiledikleri gösterişli tüketime, lüks yaşama göre değer verilmektedir. Bu sakat anlayış, kişileri sözde saygı kazanmak için kestirmeden zengin olmaya sevk etmektedir. Bu uğurda aile, akrabalık, din, iman, vicdan ve ahlak gibi değerler dahil insanlığın tüm etik değerlerinin çiğnenmesi ile mübah olmayan her yolun kullanılması normal görülmenin ötesinde açıkgöz ve becerikli olma, yapmayanların ise iş bilmez, beceriksiz, enayiler olarak muamele görmektedirler. Günümüzde haksız kazanç elde edip kestirmeden zengin olmanın yollarından birisi de tefecilik oldu. Oysa insanlar, geçmişte günahtır diye Allah’tan korkar; ayıptır diye utanır; vicdansızlıktır, merhametsizliktir diye tefecilikten uzak dururlardı. Memlekette sadece birkaç kişi düşük oranla Faizcilik yapardı. Fakat zamanla toplumda oluşturulan algı sonucu haklı ile haksız, helal ile haram arasındaki fark ortadan kalkmış oldu. Kazanılan bu haksız kazancın zamanla başkasına zarar verip veya vermemesi önemini yitirdi. Yeter ki lüks içinde yaşa ve zengin ol; nasıl kazanırsan kazan. Zengin olmazsan saygı görmezsin anlayışı insanların tefeci olmalarına da yol açtı. Hiçbir ihtiyaçları olmadığı halde kestirme yollardan daha zengin olup toplum tarafından daha da ‘’adam sayılma’’ zaaf ve hayalleri olanlar hem tefeci oluyor hem de kendinden daha büyük tefecilerin ellerine düşebiliyorlar. Saadet zinciri gibi eninde sonunda bir halka kopuyor. Geri ödemeler yapılamıyor ve peşi sıra iflaslar başlıyor. Yüzlerce aile, binlerce insan perişan oluyor. Perişan olan insanların arasında da çoğunun bu işlerde hiçbir dahli, kabahati veya kazancı olmayan tefecilerin akrabaları oluyorlar. İşinden gücünden olanlar, yerinden yurdundan göç edenler, intihar edenler, öldürülenler, düşmanlıklar oluyor da oluyor. Hele hele yoksulluktan, çaresizliklerinden dolayı tefecilerin ellerine düşen fazla akrabaları ve çevreleri olmayanların ve günahsız akrabalarının uğradıkları zulüm ile haksızlıklara insanım diyenlerin kabul etmeyecekleri şeylere kadar varıyor. Aşiretler, tefeci yakınlarının fahiş faizleri almak için başkalarına karşı yapacakları haksızlıkları desteklemeyeceklerini açıklamıyorlar. Bu tefeciler de aşiretlerinin ve akrabalarının adını kötüye kullanmaktadırlar. Yaptıkları haksızlıklara alet olmayan akrabalarını gayretsiz, korkak ve pısırık olarak yaftalıyorlar. Bazı akrabaları da toplum tarafından korkak ve gayretsiz olarak ayıplanır diye tefeci olan yakınlarının haksızlıklarına zorbalıklarına alet olmaktadırlar. Yine beş vakit cemaatle namaz kılıyoruz. Hac-umre yapmaktan da geri kalmıyoruz. Demokratlık, solculuk üzerine mangalda kül de bırakmıyoruz. Ama tefecilik de yapıyoruz ya da tefeciliğe karşı tavır almıyoruz veya tefeciliği hoş karşılıyoruz. Bu kötü gidişatı durdurmak için hakiki Müslümanın, hakiki demokratın , hakiki solcunun , hakiki hemşehrinin ve hakiki akrabanın da en başta gelen görevlerinden birisi toplumu çürüten tefeciliğe karşı tavır almaktır. Bu karşı tavrın oluşturmasında en büyük görev toplum ile iç içe olan derneklere düşmektedir. Çünkü derneklerin aydınlara, alimlere, kanaat önderlerine, dürüst siyasetçilere ulaşma ve onları etkileme imkanları da bulunmaktadır. LÜTFEN AKRABALARINIZ VE HEMŞEHRİLERİNİZ DAHİL ZENGİN OLAN HİÇBİR TEFECİYLE ÖVÜNMEYELİM. Saygılarımla… Sılav û rêz…

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Eklenen Yorumlar