Bugün sosyal medyada bir sokak röportajına denk geldim. Muhabir, yoldan geçen bir kadına soruyor: “Milletvekili maaşları hakkında ne düşünüyorsunuz?”
Kadının cevabı, ülkenin içindeki derin yarayı tek cümlede özetliyor:
“Ben hiçbir şey düşünmüyorum. Bu ülkede artık bir çare bulun; gençlerimiz ölüyor!”
Bu sözlerin arkasındaki trajedi ise mikrofonlar kapandığında ortaya çıkıyor: Bu feryadı yükselten annenin iki evladından biri uyuşturucu yüzünden cezaevinde, diğeri ise hâlâ bu zehrin pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Biz bu sarsıcı videoyu Aso Dergisi hikayelerimizde paylaştık. Şimdi sorma sırası bizde: Halkın asıl gündemi hayatta kalma mücadelesiyken, TBMM çatısı altındaki vekiller bu feryadı neden duymazdan geliyor? Bir annenin evladını kaybettiği bir düzende, milletvekili maaşlarının ne önemi var?
Siyaset, kağıt üzerindeki rakamlarla değil, sokaktaki bu yangını söndürmekle yükümlüdür. Gençliğimiz eriyor, anneler ağlıyor; peki siz daha neyi bekliyorsunuz?



