Perşembe, Ekim 1, 2026
No menu items!
Ana SayfaGENELTatvan’da Erişilebilirlik Sorunu: Kaldırımlar ve Yollar Kimin İçin Yapılıyor?

Tatvan’da Erişilebilirlik Sorunu: Kaldırımlar ve Yollar Kimin İçin Yapılıyor?

Tatvan’da Erişilebilirlik Sorunu: Kaldırımlar ve Yollar Kimin İçin Yapılıyor?

Bir şehrin gelişmişlik düzeyi, sadece gökyüzüne yükselen binalarıyla ya da dökülen asfaltın kilometresiyle ölçülmez. Bir şehrin gerçek gelişmişliği, o şehirde yaşayan en kırılgan, en hassas bireylerin sokaklarda ne kadar özgürce ve güvenle hareket edebildiğiyle ölçülür. Maalesef bugün Tatvan’ın sokaklarına, caddelerine ve mahallelerine baktığımızda, şehir mimarisinin ve altyapısının “özel gereksinimli bireyler” yok sayılarak inşa edildiğini açıkça görüyoruz. Tatvan yolları, engelli vatandaşlarımız için adeta aşılması imkânsız engelli parkurlarına dönüşmüş durumdadır.

Karataş ve Tuğ Mahallelerindeki Coğrafi Zorluklar ve İhmalkarlık

Özellikle Karataş ve Tuğ mahalleleri gibi coğrafi yapısı gereği zaten dik yokuşlara sahip olan bölgelerde durum çok daha vahim bir hal alıyor. Doğal eğimi yüksek olan bu yollarda, belediyecilik anlayışının iki kat daha hassas olması gerekirken, tam aksine bir ihmal göze çarpıyor.

  • Anne ve Babaların Çilesi: Tekerlekli sandalye kullanan bir bireyin ya da bebeğini bebek arabasıyla taşımaya çalışan bir anne veya babanın bu dik yokuşlarda, hiçbir standarda uymayan kaldırımlarda mücadele etmesi kelimenin tam anlamıyla bir eziyettir. Bir ebeveyn, çocuğunu o dik ve güvensiz yokuşlardan aşağı nasıl güvenle indirecek, yukarı nasıl zorlanmadan çıkaracak?
  • Dar ve Standartsız Kaldırımlar: İlçe genelindeki birçok yolun son derece dar olması, mevcut kaldırımların ise arabalar tarafından işgal edilmesi veya yürünemeyecek kadar dar tutulması, özel insanları yolun ortasından, yani akan trafiğin içinden gitmek zorunda bırakıyor. Bu durum hem can güvenliğini tehlikeye atıyor hem de insan onuruna yakışmayan bir izolasyona zemin hazırlıyor.

Batı ve Doğu Belediyeleri Arasındaki Standart Farkı

Batıdaki birçok il ve ilçe belediyesi, Avrupa standartlarında “erişilebilir şehir” modellerini hayata geçirmek için projeler üretiyor. Kaldırımlara sarı kılavuz çizgiler ekleniyor, rampa eğimleri tekerlekli sandalyelerin tek başına çıkabileceği $8\%$ ila $10\%$ arasındaki yasal sınırlara çekiliyor ve toplu taşıma araçları buna göre modernize ediliyor.

Peki, doğu belediyelerinde, özellikle de Tatvan’da yaşayan özel vatandaşlarımızın hakları neden göz ardı ediliyor? Doğu coğrafyasındaki engebeli yapı bir bahane değil, aksine daha yaratıcı ve daha titiz bir mühendislik çalışması yapılması için bir nedendir. Buradaki vatandaşların da en az batıdaki kadar rahat, güvenli ve engelsiz bir şehirde yaşamaya hakkı vardır. Anayasal bir hak olan “seyahat ve ulaşım özgürlüğü”, fiziki engellerle kısıtlanamaz.

Yetkililere Çağrı: Tatvan Belediyesi Acilen Harekete Geçmelidir

Tatvan Belediyesi, bu konuyu “önemsiz bir altyapı detayı” olarak görmeyi bırakmalı ve acil eylem planı kapsamına almalıdır. Şehir içindeki tüm yollar, kaldırımlar ve kamu binalarının girişleri engelli vatandaşların rahatça kullanabileceği hale getirilmelidir.

Bu haklı talebin takipçisi olmak ve yetkilileri göreve çağırmak adına atılması gereken somut adımlar şunlardır:

  • Belediyeye Resmi Başvuru ve Sosyal Medya Baskısı: Karataş ve Tuğ mahalleleri başta olmak üzere, tespit edilen tüm sorunlu noktalar fotoğraflanarak Tatvan Belediyesi Beyaz Masa birimine ve sosyal medya hesaplarına kitlesel olarak iletilmelidir. Yerel yönetim üzerinde kamuoyu baskısı oluşturulmalıdır.
  • CİMER Aracılığıyla Yasal Süreç: Kamu alanlarının engelli erişimine uygun hale getirilmesi 5378 sayılı Engelliler Kanunu uyarınca yasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluğu yerine getirmeyen yerel yönetimler, CİMER üzerinden İçişleri Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şikayet edilerek denetime tabi tutulmalıdır.
  • Kamuoyu ve Medya Gücü: Toplumun vicdanını yaralayan bu durum, yerel basında, gazete köşelerinde ve dijital platformlarda sürekli olarak gündemde tutulmalıdır. Sorunlar çözülene kadar kalemin ve kelimelerin gücüyle bu eksikliklerin üzerine gidilmelidir.

Unutulmamalıdır ki, engeller yollarda değil, empati kuramayan ve sorumluluk almayan zihniyetlerdedir. Özel insanların hayatını eve mahkum etmeyen, sokaklarında özgürce nefes alabildikleri engelsiz bir Tatvan inşa etmek lütuf değil, zorunluluktur.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler Haberler

Son Eklenen Yorumlar